DUYGULARIMIZDADIR, HAYATIN GİZİ... MOZAİK MİSALİ... // Nazan SARIKAYA

Gittim...

4/10/2009 -Kategori: SIIR-lerim


Hep diyordun ya hadi git,
Ben de derdim,
Gidemem,
Gideceksen önce sen git…
İşte nihayet oldu dediğin,
Dönmemecesine gittim…

Giderken seni de götürdüm,
Kalbine kendimi gömdüm…
Orada bir sızı duyarsan bazen,
Bil ki ağlıyor senden giden…

Dön deme sakın bana,
Dönemem…
Daha önce de oldu denemem,
Yeter artık beni incitmen…

Gitsem de gönlümde,
Hep sen varsın yine de…
Gurur bu, sevsem de,
Dönmek olmaz gidince…

 

Nazan Sarıkaya

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Çoban Yıldızı

11/12/2008 -Kategori: Paylasim



Şunu bil uzak diyarların Çoban Yıldızı, her gece avuçlarıma düşüyor yüreğin!

Bir adam koyalım ortaya, sıradan, hepimizin arasında dolaşan bir tip olsun. hepimiz gibi kaygıları, hepimiz gibi sıkıntıları ve aşkları olsun, acılar yaşamış olsun mesela! Ki herkesin acısı kendisine büyüktür ya... dertleri gibi, bu adamınki de öyle olsun...

Bir hikaye yazalım bugün sizinle, başını ben getireyim, sonunu isterseniz siz söyleyin, aşk üstüne olsun ve ne olur içinizden geçen bir sonu yakıştırın kendinizce,...


Bir adam koyalım ortaya, sıradan, hepimizin arasında dolaşan bir kişilik olsun, hepimiz kadar sıradan ve hepimiz kadar farklı, hepimiz gibi kaygıları, hepimiz gibi sıkıntıları ve aşkları olsun, acılar yaşamış olsun mesela! Ki herkesin acısı kendisine büyüktür ya... dertleri gibi, bizim adamınki de öyle olsun isterseniz... yani en büyük acılar onun olsun, sizin gibi bir adam işte, herhangi birimiz gibi, adam gibi adam olmasa da sadece adam olmaya çalışan bir adam! Hepiniz adam gibi adam mısınız? Yüreği yangınlardan geçmiş olsun bu adamın ve deniz diplerinde soluksuz kaldığı bir zamanda başlasın bu hikaye... tam boğulmak üzereyken....

Ve bir kadın, tam beklenen saatte, soluksuz kalmış bir adamın tam aradığı şey ellerinde, çat kapı girsin hikayemize bir rüyada! Ellerinde “Bir Ümit” dudaklarında eski bir türkü gelip talip olsun adamın o her yanı yaralı yüreğine! Biraz bizim adama benzesin ama... benzesin ki anlayabilsin adamı! Neye ihtiyacı olduğunu, belki konuşmaya bile gerek duymadan anlayabilsin! biraz hırçın olsun, biraz asi ve az biraz nazlı olsun! onunda yaraları olsun, Ama en önemlisi yüreği olsun! Sevdiği zaman ateşler yansın gözünde, dört yanı kavursun aşkının sıcaklığı ve yaksın adamı!

Şimdi hikayeyi biraz hüzünlendirelim, hep öyle değil midir, her aşk biraz arabesktir bizim memleketimizde! Bizim hikayemizin arabesk tarafına gelince; iki insan atmak isterken tek yürekte! Ayrı şehirlerde nefes alıyor olsunlar dilerseniz! Aralarında uzun mesafeler olsun, tepeleri sisli dağlar ve kenarında insanların piknikler yaptığı soğuk sulu ırmaklar olsun! Akmak isterlerken birbirlerine delice ve ihtiyaç duyarlarken birbirine! Sadece sesi elektriğe dönüştürüp tüm duygularını kaybettikten sonra karşı tarafa tekrar ses olarak ileten icatlarla özlemlerini gidersinler! Bakışsız, ki adamın en değer verdiği şey olsun bakışlar! ona göre bakışlar ele vermiştir hep insanı. Her birinde bir anlam saklı değil midir....

Adam geceler boyu yıldızları seyreder, o uzak kentte de aynı yıldız görünüyordur aslında ve çok dikkatlice baktığında kadının yüzünün yıldızların birinde suret bulacağını düşünür, mucize gibi mi geldi size? Peki aşkta biraz mucize değil midir? Bilmişlikten değil bağışlayın! bende sonunu merak ediyorum işte... neyse... adam içinde geçmişten kalma yaraları ve bir gece rüya gibi hatırladığı bir vakitte ellerine kadının bıraktığı o bir ümitle uykulara isyan bayrağı açmıştır...

Ve kilometrelerce ötelerde kadın! Yıldızları seyredip dilekler tutmaktadır belki! Adamın gözleriyle bir kez olsun karşı karşıya gelmek, ufak utangaç dokunuşlarla tanımaya çalışmak yüreğini... ki kadının en çok dikkat ettiği şeydir dokunuşlar... Ona göre herşeyi anlatır bir dokunuş... Acaba adam nasıl dokunuyordur, her gece rüyasında tenine değen şiirler vardır teknolojik olarak ulaştırılmış, ve adamın, rüzgarların ardına bağladığı, dağları ve dereleri aşarak kendi kentine gönderdiği türküler çınlamaktadır kulaklarında...

Aşk en zayıf noktasıdır belki! Belki en ihtiyaç duyduğu zamanda tanımıştır adamı! Yaralarını sarmalıdır şiirlerle adam ve her dokunuşta bir yara silinmelidir geçmişten... Ve kendisi de sarmalıdır adamın yaralarını çünkü o rüyayı beraber görmüşlerdir, ve aşk paylaşmaktır herşeyi acılar bile paylaşıldıkça kapanmaz mı... Ama o mesafeler yok mu... Adam geleceğini söylemiştir teknolojik bir haberleşme vaktinde, ve kadın bir emanet bırakmamış mıdır yağmurlu bir gecede bir yağmur damlasının içinde adamın ellerine, adamsa zaten emanetini getirecektir en azından, ya değilse ya emanet ettiği o birkaç küçük ümitte yok olursa diye kaygıları da vardır...

Yani dostlar sözün özü şudur aslında!

İki insan var ortada; geçmişi yaralı, aşkları yaralı ve yürek tarumarken tanırlar birbirlerini. Siz heves diyebilirsiniz, muhtaçlık diyebilirsiniz, başkaları aşk diyebilir. Ben hikayeciyim bir şey diyemem, onlar aşk zannediyorlardır belki de! Bildiğimiz tek gerçek var! Sebebi ne olursa olsun, sonuç olarak o rüyayı gördüler, inandılar ki birbirlerine birer emanet verdiler! Ee zaten sebepler hep yok mudur, bir şey sebep olur ki aşk var olur... sonu bilinmez bir sapağın başındadır ikisi de, sonunda kırılmak ta vardır tabii, ki eskiden kırılmıştır zaten ikisi de, ve emin olun bunun ikisi de bilincinde... ya da mutluluk! Herşeye değer gördükleri o huzur! Hadi şimdi hikayenin gerisini siz getirin ve şu soruya cevap verelim beraber!

' Bir Ümit 'di herşey ilk başta..

Peki ama ' Bir Ümit ' aşkı doğurmaya yeter mi?

Son bir şey, yeter mi yetmez mi ayrı bir konu ama ben emin olduğum ve herşeye rağmen içimdeki acılara rağmen BEN AŞKIMI ÇOK SEVDİM ve içimin rahatlığıyla mutlu olduğumdur, mutlu olmaya çalıştığımdır... 


(Serfiraz'dan..)

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ÇeLiŞkİ

12/10/2008 -Kategori: Karikatur - Resim


                                                                                   Karikatür : Oğuz GÜREL

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hüzün Çiçekleri

11/10/2008 -Kategori: SIIR-lerim



Bazen içimizde açar hüzün çiçekleri,
Düşündükçe daha da büyürler.
Toprağı elemden, suyu gözyaşından,
Ne kadar hüzünlenirsek,
O kadar kökleşirler.
İstemem hiç büyümesinler,
Ama bazen, neşeye izin vermezler.
İzin vermezler mutluluğa.
Ahh hüzün çiçekleri!
Nedendir bilinmez,
Acıyla, kederle büyürler…

 

Nazan Sarıkaya

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Yeşil Dünyam

11/10/2008 -Kategori: SIIR-lerim



Ağaç yeşil, 
Yer yeşil,
Sevdiğim renk yeşil.
Nereye bakarsam hep,
Görüyorum yeşil, yeşil...

Yaprak yeşil,
Bisiklet yeşil,
Bir çocuğun gözleri,
Bakıyor yeşil, yeşil..
Ne varsa dünyamda,
Oluyor yeşil, yeşil... 

Orman koyu yeşil, 
Çim açık yeşil,
Giysim yeşil,
Kalemim yeşil,
Yeşil dünyamda,
Ben yeşil, sen yeşil.
Yeşilleşelim gel hadi...

Nazan Sarıkaya

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hayal

13/9/2008 -Kategori: SIIR-lerim



Hayal mi bu,
Var mı, yok mu.
Hiç varken, olur mu her şey yok,
Hayalde çokluk,
Varlıkta yokluk…

Gerçek nerede,
Hayal peşinde.
Yaşıyorsak,
Hayallerimizin içinde,
Hayaller hep bizimle…

Pembe düşler, mavi hayaller…
Mor geceler, sarı günler…
Yeşil doğa, Siyah yokluk…
Hayal bu ya, 
Ahh Dünya…

 

Nazan Sarıkaya

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Dün, Bugün, Yarın

15/8/2008 -Kategori: SIIR-lerim



Dün, çocuktum,
Herşeye umutla,
Keşifle bakarken…
Baktım ki bugün olmuş…

Bugün, kendim için değil,
Hep başkaları için,
Var olduğumu gördüm.
Dedim ki yarın,
Yarın…benim günüm…

Yarın oldu…
Düne baktım,
Çocukluğumu,
Gençliğimi gördüm…

Anladım ki, yarın
Bugünden de, dünden de,
Daha yakınmış…
Ve yarın,
Dünle bugünü
Geri getiremiyormuş…

 

Nazan Sarıkaya

 

 

 

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ne Dersin...

15/8/2008 -Kategori: SIIR-lerim


Dudaktan kalbe yol gider denir ya,
Ben onu kalpten kalbe,
Bizden yine bize desem..
Sensiz olmuyor desem..
Affeder misin desem..
Bir de öpücükle süslesem...
....................Ne dersin?

Kırmışım kalbini istemeden,
Acılı gününde,
Bir darbe de benden...
Lakin beni bilirsen,
Pişmanlığımı da anlarsın sen...
Seni sevdiğimi söylesem...
....................Ne dersin?

Kötü olmayı da denesem,
Bilirsin asla beceremem...
Ne gelmişse başıma,
Hep iyi niyetimden...
Artık uslandım ben,
Bundan böyle dünyam sen...
....................Ne dersin?

 

Nazan Sarıkaya

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Neyinim?

15/8/2008 -Kategori: SIIR-lerim



Neden bu üstüme gelmeler,
Niye bu sitemler,
Söyle ha niye, niye,
Ben senin neyinim…

Bir şey söyle, bir cümle,
Ya da bir söz, bir kelime…
Bıktım bu kargaşadan,
Bu taşınmaz ağırlıktan…

Her şeyin var bir tanımı,
Yaşamda bir anlamı…
Sen nesin, ben neyim,
Söyle heyhat,
Ben senin neyinim…

Annenin bebeği,
Kağıdın kalemi,
Şiirin dizesi,
Her şeyin var bir terimi.
Peki ben, ben…
Ben senin neyinim…

Biliyorum diyeceksin,
Sen benim her şeyimsin…
Yine de ben derim,
Ben senin neyinim…

 

Nazan Sarıkaya

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Babam...

15/6/2008 -Kategori: SIIR-lerim



Her zaman vakur, güçlü görüntünle

Üzgün olduğun anlarda bile, mutlu tebessümünle

Seni, sen olarak yüceltmemle

Her yıl hiç sektirmeden, uzakta olsam bile,

Çocukluğumu hatırlatan doğum günü kutlama sözlerinle

Hergün hep, hep yine seninle

Şimdi burada değilsen bile

Toprağının üzerinde çiçeklerle

Bir Fatiha hediyemle...

Babalar Günün Kutlu Olsun, canım BABAM...

(Özlesem de, yok çarem...)

17/06/2007 - 14.15

 

Nazan Sarıkaya

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Find more music like this on Turk Blog Yazarlari

Simli Resim